ABD Tahakkümünün Çöküşü: Washington’dan Uzakta Yükselen Yeni Nizam

Kaynak: Sky News İngiltere kanalında yayımlanan bir yorum

Bir vakitler iradesini cihanın dört bir yanına kabul ettiren Amerika Birleşik Devletleri, bugün milletlerarası sahnenin kenarına itilmektedir; üstelik bu hâl, düşmanlarının değil, bizzat müttefiklerinin tasarrufu ile zuhur etmektedir.

Donald Trump’ın, kimsenin duymadığı bir feryat misali içtimai mecralarda öfke dolu ifadeler savurduğu bir sırada; Fransa, Japonya, Filipinler ve İngiltere ile daha nice devlet, Washington’un arkasından, açık ve gizli mutabakatlar tesis ederek İran ile temaslarını sürdürmektedir.

Vuku bulan hâdise, Amerika’nın harici siyasetinde gelip geçici bir aksaklık değil; bilakis kuvvet dengelerinin kökten değiştiğini haber veren derin bir kırılmadır. Uzun yıllar boyunca Amerika’nın öncülüğünde süregelen nizam çözülmekte, yerine yeni bir sistemin esasları belirmektedir.

Fransa, kuvvete müracaat etmek yerine siyaset yolunu tutmuş; Birleşmiş Milletler Güvenlik Meclisi’nde vetosunu kullanarak askerî müdahale ihtimalini bertaraf etmiştir. Adeta Trump’a şu hitapta bulunmuştur: “Senin gururun uğruna harbe girmeyiz; İran ile akl-ı selim sahipleri gibi müzakere ederiz.”

İran’ın Hürmüz Boğazı üzerindeki fiilî hâkimiyeti ve petrol geçişlerinden aldığı resmî geçiş ücretleri karşısında ise Paris, hamasete kapılmak yerine vakıayı olduğu gibi kabul etmiş; bölge devletleriyle iş birliğine yönelmiş ve doğrudan Tahran ile temas kurmuştur.

Ticaret ve iş dünyasındaki başarısızlıklarıyla bilinen Trump’ın, benzer bir idare tarzını dış siyasete de taşıdığı görülmekte; bu durum yalnız Amerika’yı değil, bütün dünyayı tesiri altına alan bir sarsıntıya yol açmaktadır.

Yeni Durumun Ana Hatları:
Amerika, cihanın yegâne rehberi olma vasfını kaybetmiş; müttefikler kendi istikametlerini tayin eder hâle gelmiştir.
Trump, hakikatten kopuk bir görünüm arz etmekte; öfke dolu tepkilerle yetinirken sahadaki dengeler kökten değişmektedir.
Fransa, basiretli siyaset ile öne çıkmış; tehdit yerine müzakereyi esas alarak Hürmüz meselesinde Amerika’nın iradesini aşmıştır. Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron, ne Çin’e tâbi ne de Amerika’nın dalgalı siyasetlerine açık bir “üçüncü yol” fikrini dile getirmiştir.
Hürmüz Boğazı’nda yeni bir hakikat zuhur etmiş; İran, bu mühim geçit üzerinde fiilî nüfuz tesis ederek enerji emniyetinde vazgeçilmez bir muhatap hâline gelmiştir.
Kanada, Japonya, Hindistan, Brezilya, Avustralya ve İngiltere gibi devletler, Amerika’yı dışlayan yeni iş birliği ağları kurmaya yönelmiş; güven duygusu ciddi surette zedelenmiştir.
Trump idaresi, bağları çözmekte; lâkin yerine kaim olacak bir tertip ortaya koyamamaktadır. Bu hâl, Amerika’nın nüfuzunun tedricen erimesine yol açmaktadır.
Dünya, artık Amerika’nın toparlanmasını beklememekte; kendi düzenini kurmaya koyulmaktadır. Hürmüz Boğazı’ndan geçen Fransız gemisi, bu dönüşümün müşahhas bir nişanesi olmuştur.

Tercüme: Ahmet Ziya İbrahimoğlu
10.04.2026 – Üsküdar

انهيار الهيمنة الأمريكية: نظام جديد يتشكّل بعيدًا عن واشنطن

المصدر: تعليق على قناة سكاي نيوز البريطانية

الولايات المتحدة الأمريكية، التي كانت يوماً تفرض إرادتها على العالم بأسره، تُدفع اليوم إلى هامش المشهد الدولي؛ لا على يد خصومها، بل بفعل حلفائها.

فيما ينشغل دونالد ترامب بإطلاق تغريدات غاضبة على وسائل التواصل، كمن يصرخ في فلاةٍ لا مجيب فيها، تمضي فرنسا واليابان والفلبين وبريطانيا، ومعها عشرات الدول، في نسج تفاهمات هادئة ومنظمة مع إيران، من وراء ظهر واشنطن.

ما يجري ليس عثرة عابرة في سجل السياسة الخارجية الأمريكية، بل هو تحول عميق في موازين القوى، وإعادة ترتيب شاملة للمشهد الدولي. إن النظام الذي قادته الولايات المتحدة لعقود يلفظ أنفاسه، وملامح نظام جديد بدأت تتشكل.

فرنسا لم تلجأ إلى السلاح، بل سلكت سبيل الدبلوماسية؛ اتجهت إلى مجلس الأمن، واستخدمت حق النقض للحيلولة دون أي تصعيد عسكري أو فرض حلول قسرية في مضيق هرمز. وكأنها تقول لترامب: لن نخوض حرباً إرضاءً لكبريائك، بل سنتحاور مع إيران بمنطق الدول الراشدة.

وفي ظل سيطرة إيران على مضيق هرمز وفرض رسوم على مرور النفط، تعاملت باريس مع الواقع كما هو، فأقامت شراكات إقليمية، وانفتحت مباشرة على طهران لضمان مصالحها.

أما ترامب، الذي عُرف بإخفاقاته في عالم المال والأعمال، فيبدو أنه يكرر النهج ذاته في إدارة السياسة الخارجية، في وقتٍ يتحمل فيه العالم تبعات هذا الاضطراب.

أبرز الملامح والتحولات:
فقدت الولايات المتحدة موقعها بوصفها القائد الأوحد، وبدأ الحلفاء ينتهجون مسارات مستقلة عن إرادتها.
يظهر ترامب في صورة المنفصل عن الواقع، مكتفياً بردود أفعال غاضبة، بينما تتغير موازين القوى على الأرض.
برزت فرنسا كفاعل وازن، انتهجت الحكمة السياسية بدل التهديد، وتجاوزت الإرادة الأمريكية في ملف مضيق هرمز عبر تفاهمات مباشرة مع إيران. كما دعا الرئيس الفرنسي إيمانويل ماكرون إلى شق “طريق ثالث” لا يخضع للصين ولا يتقلب مع السياسات الأمريكية.
تشكّل واقع جديد في مضيق هرمز، حيث باتت لإيران سيطرة فعلية على أحد أهم شرايين الطاقة في العالم، وأضحت شريكاً لا غنى عنه في ضمان أمن الإمدادات، رغم العقوبات المفروضة عليها.
بدأت دول ككندا واليابان والهند والبرازيل وأستراليا وبريطانيا في إنشاء شبكات تعاون جديدة، تتجاوز الولايات المتحدة، وسط تآكل الثقة بها.
إدارة ترامب للسياسة الخارجية أقرب إلى تفكيك الروابط دون بدائل، مما أدى إلى تراجع النفوذ الأمريكي على الساحة الدولية.
لم يعد العالم في حالة انتظار لواشنطن، بل شرع فعلياً في إعادة تنظيم نفسه، وكانت عبور سفينة فرنسية لمضيق هرمز دليلاً ملموساً على هذا التحول.