Kalbi Yaralı Gazze’li Bir Kadının, Sarsılmayan İman ve Sabırla Haykırdığı Şahitlik
Gazze’li bir hanımın yürek yakan beyanından:
Bu savaşta Allah’ı, sanki O’nu hiç tanımamışım gibi yeniden tanıdım. Evim bombalandı; bir kez değil, iki defa yaralandık.
Kız kardeşimin eşi ve çocukları şehit oldu. Kız kardeşimin çocuklarından üçü de şehadet mertebesine ulaştı. Aynı evin içinde oğlum ve kızım da bu ağır imtihanın ortasında kaldı.
Allah’a olan muhabbetimiz, her imtihanla birlikte daha da arttı. Ne kadar sınandıysak o kadar sabrettik; sabrımız da giderek derinleşti ve çoğaldı.
Eğer bana “Göç edecek misin?” diye sorarsan, cevabım nettir: Göç edemem.
Bu mübarek toprakların altında bedenimden bir parça yatarken nasıl ayrılırım?
Allah bize musibetlerimiz karşılığında ecir yazdığı sürece ve bu topraklar böyle büyük insanları yetiştirmeye devam ettikçe, ben burada kalacağım.
Biz Gazze’de doğmuş olmaktan gurur duyuyoruz; Gazze’nin havasını solumaktan izzet buluyoruz.
Kardeşim şehit oldu; Mahmûd kardeşim de şehadetle Rabbine yürüdü. Onun yürüyüşünde bile bir vakâr, bir sekinet vardı. Onu gördüğümde “Bu, zamanının salih bir kuludur” derdim. O an, Allah’ın büyüklüğünü daha önce hiç hissetmediğim bir şekilde hissettim; O’nun rahmetini, lütfunu ve ikramını derinden idrak ettim.
Biz, Allah’tan tam bir rızâ hâlindeyiz; ne olursa olsun, ne gelecekse gelsin…
Resûlullah’a soruldu: “Onlar nerede?”
Buyurdu ki: “Beytülmakdis’te ve Beytülmakdis’in çevresindedir.”
Biz de Beytülmakdis’in çevresindeyiz. Allah’tan niyazımız; bizi, kendisine karşı gelenlerin zarar veremediği, musibetlerin sarsamadığı o muzaffer topluluktan eylemesidir.
Kalbi Yaralı Gazze’li Bir Kadın
Tercüme: Ahmet Ziya İbrahimoğlu
29.06.2026 / OF
Gazzeyi Farklı Kılan Kadınlardan👇
https://www.facebook.com/reel/1040333041888724/?
شهادةٌ تصرخ بها امرأةٌ غزّيةٌ جريحةُ القلب بإيمانٍ وصبرٍ لا يتزعزعان
كلمات مؤثرة من أرض العِزّة والصبر
في هذه الحرب، عرفتُ الله كما لو أنني لم أعرفه من قبل قطّ.
قُصف بيتي، وأُصبنا مرّتين لا مرّة واحدة. واستُشهد زوج أختي وأبناؤه، واستُشهد من أبناء أختي ثلاثة، مع بنات، ومع ابني وبنتي داخل البيت نفسه.
كلما ابتلانا الله أكثر أحببناه أكثر، وكلما امتحنّا ازددنا صبراً وثباتاً، أكثر فأكثر.
إن قلتِ لي: هل ستهاجرين؟ أقول لك: لا يمكن أن أهاجر.
كيف أخرج، وفي هذه الأرض قطعة مني مدفونة تحت ترابها المبارك؟!
سأبقى في هذه الأرض ما دام الله سبحانه وتعالى يكتب لنا الأجر على مصابنا، وما دامت هذه الأرض ولّادةً لهؤلاء الناس العظماء.
نحن نفخر أننا وُلدنا في غزة، ونفخر أننا نتنفس هواء غزة.
استُشهد أخي محمود، رحمه الله، وهو على بصيرة، يمشي على الأرض بثبات، فكنت أقول: هذا رجلٌ من الصالحين في زمانه. وشعرتُ بعظمة الله كما لم أشعر بها من قبل، وشعرنا بحب الله وكرمه وعطائه.
نحن راضون تمام الرضا عن الله، مهما كان ومهما سيكون.
وقد قيل: أين هم يا رسول الله؟ قال: «ببيت المقدس وأكناف بيت المقدس».
ونحن في أكناف بيت المقدس، فنسأل الله أن يجعلنا من هذه الطائفة المنصورة، التي لا يضرّها من خالفها، ولا ما أصابها من أهوال، بإذن الله عز وجل.
عن لسان سيدةٍ من غزة