Eğlence Kuşatması Altındaki İnsan… Tüketilen Zihinler, Çözülen Cemiyetler

Hz. Abdullah bin Mes‘ûd’dan رضي الله عنه (ra) şöyle rivayet edilmiştir:

“Ben, ne dünya işiyle ne de âhiret işiyle meşgul olmayan boş insanı sevmem.”

Çünkü insan; hem dünyasını hem de âhiretini mamur edecek işlere muhtaçtır. Bu sebeple kısa ömrünü, iki cihan saadetine hizmet etmeyen boş meşguliyetlerle tüketmemesi gerekir.

İnsan tabiatı durgun su gibidir; akmazsa kokar. Bundan dolayı insanın gayretini harekete geçirecek, ruhunu tazeleyecek nefes aralıklarına ihtiyacı vardır. Nefsi dinlendirmek de bu bakımdan tabiî ve meşru bir ihtiyaçtır. Zira ruh, bu sayede yeniden ciddiyet yolundaki yürüyüşüne kuvvet kazanır.

Ne var ki çağımızın süratli ve gürültülü akışı içinde insanlık bu ölçüyü çoktan aşmıştır. Eğlence ve oyalanma; ciddiyetin, gayretin ve tefekkürün önüne geçmiştir.

Bunun en açık tezahürü ise insanın gece gündüz maruz kaldığı görüntü ve yayın selidir. Bu akışın büyük kısmını, hattâ neredeyse tamamını eğlence oluşturmaktadır.

Bilhassa sosyal medya mecralarında bu hâkimiyet açık biçimde görülmektedir:

Alaycı güldürü videoları, tahrik edici görüntüler, yapay zekâ ile hazırlanmış cin ve şeytan hikâyeleri, sanat ve spor çevrelerinden meşhurların hususî hayatları, aile yaşantısını teşhir eden paylaşımlar…

Ve bu listenin sonu yoktur.

Bu meseleye yalnızca halk zevklerinin gelip geçici değişimi gözüyle bakılmamalıdır. Bilâkis bu durum; toplum şuurunu etkileyen derin bir içtimaî ve kültürel dönüşümdür. Yeni nesillerin düşünce biçimini, hayattaki önceliklerini ve idrak seviyelerini şekillendiren; onları fikrî sığlığa sürükleyen ciddi bir kırılmadır.

Özellikle sosyal medya üzerindeki eğlence hâkimiyeti, toplumun şuurunu yavaş yavaş kemirmektedir. Çünkü bu yayınlar; kültürün, bilginin ve fikrî beslenmenin yerini almaktadır. İnsanların önceliği artık eğlence tüketimine dönüşmüş; ilmî ve kültürel sahalara ise yalnız ihtisas sahipleri yahut toplumun küçük bir kesimi alâka gösterir hâle gelmiştir.

Dijital dünyanın insan nefsi üzerindeki istilâsı sebebiyle insanların çoğu artık yemek esnasında, hattâ aile meclislerinde bile telefonlarından ayrılmamaktadır. Saatler boyunca akılları esir alan bu cazip eğlence akışlarını seyredip durmaktadırlar.

Buradaki tehlike yalnız eğlencenin varlığı değildir. Asıl tehlike; eğlencenin hayatın merkezine yerleşmesi, bilginin ve düşüncenin yerine geçmesidir. Bu ise cemiyetin bütünü için büyük bir tehdittir. Çünkü fertleri bu hâle düşen toplumlar; söylentilere, yönlendirmeye, fikrî sevk ve idareye (manipülasyona) çok daha açık hâle gelirler.

İnsanı süratle tüketilen eğlence akışlarına bağımlı hâle getiren dijital ortam, birçok kimsenin makale, haber, araştırma ve rapor gibi yazılı metinlere yoğunlaşma kudretini zayıflatmıştır. Zira insanlar sürekli görüntüler ve kısa videolar arasında dolaşmaya alışmıştır.

Burada eğlence bağımlılığıyla ilgili başka bir mesele daha ortaya çıkmaktadır: dil zevkinin ve kültür seviyesinin gerilemesi…

Çünkü insanların dilinde artık bozuk, kısaltılmış, argo ve uydurma ifadeler dolaşmaktadır. Buna karşılık düzgün Türkçeye ve vakur üslûba olan alâka giderek zayıflamaktadır.

Eğlence hâkimiyetinin doğurduğu en büyük tehlikelerden biri de “hızlı zengin olma hevesi” üretmesidir.

Dijital yayın üretimi artık yalnız bazı kimselerin eğlence için yaptığı bir meşgale olmaktan çıkmıştır. Bu durum, bütün bir neslin hayallerini yeniden şekillendiren içtimaî bir olguya dönüşmüştür.

Eskiden başarı; ilim, tecrübe, emek ve itibar ile ölçülürdü. Bugün ise başarı; izlenme rakamları ve reklam gelirleriyle ölçülmektedir.

Yeni neslin hedefleri küçülmüş, hattâ değişmiştir. İlmî dereceler ve itibarlı meslekler yerine, eğlence yoluyla şöhret kazanmak arzu edilir hâle gelmiştir. Çünkü insan birkaç gün yahut birkaç ay içinde meşhur ve zengin olabileceğini düşünmektedir. Böyle olunca neden uzun yıllar sürecek emek ve meşakkate katlansın?

“Trend”e binmek, şöhret elde etmek ve kısa yoldan servet kazanmak uğruna değerler manzumesi de sarsılmıştır.

Bazı insanlar daha fazla etkileşim uğruna mahremiyetlerini teşhir etmekten çekinmemektedir. Yayın sahipleri ailelerini bir vasıtaya dönüştürmekte; dikkat çekmek yahut insanları güldürmek için aile içinde kurgulanmış sahneler (mizansenler) oluşturmaktadır.

Hattâ vakur bir ihtiyar bile vakarını terk edip insanların karşısına bir maskara gibi çıkmayı kabullenebilmektedir.

Daha acısı ise mürüvvetini kaybetmiş bazı kimselerin, eşlerini en süslü hâlleriyle görüntüleyerek bunu bir gösteri malzemesine dönüştürmeleridir.

Dijital eğlence kuşatmasının tehlikeleri konusunda toplumu uyandırmak artık zarurî bir ihtiyaçtır. Kültür çevrelerine ve medya mecralarına bu hususta büyük vazifeler düşmektedir.

Fakat en büyük sorumluluk aileye aittir.

Çünkü yükselen nesillerin seyir ve meşguliyet alışkanlıklarını düzeltecek olan asıl müessese ailedir.

Netice olarak eğlence elbette hayatın tabiî bir parçasıdır. Ancak eğlenceyi hayatının merkezi hâline getiren toplumlar, çözülmeye ve çöküşe mahkûmdurlar.

İhsan Fakih

Tercüme: Ahmet Ziya İbrahimoğlu
22.05.2026 – Üsküdar

طغيان المحتوى الترفيهي وأثره على وعي المجتمع

نُقل عن الصحابي عبد الله بن مسعود رضي الله عنه قوله: “إني لأبغض الرجل فارغا لا في عمل دنيا ولا في عمل الآخرة”، ذلك لأن المرء يحتاج إلى ما يصلح دنياه ويصلح آخرته، لذلك كان حري بالإنسان ألا تخرج أعماله في عمره القصير عما فيه صلاح الدارين.

وطبيعة البشر كالماء الراكد، يأسن، فيحتاج إلى ما يجري همته ويجدد نشاطه، لذلك كان الترويح عن النفس مطلبًا شرعيًا، به تستأنف الروح مسيرتها في طريق الجد.

لكن في هذا العصر بإيقاعه السريع الصاخب، تجاوز الإنسان هذا الحد بكثير، فطغى الترفيه والترويح على الجد والعزم، ولا أدل على ذلك من المحتوى المرئي الذي يتعرض له المرء ليلًا ونهارًا، والذي يحتل الترفيه معظم مساحته إن لم يكن جميعها.

وأخص بالذكر هنا عالم مواقع التواصل الاجتماعي، فطغيان الجانب الترفيهي بارز فيه بوضوح، مقاطع كوميدية ساخرة، مقاطع مثيرة، وأخرى قصص عن عالم الجن والشياطين، من خلال استخدام الذكاء الاصطناعي، أخبار المشاهير من أهل الفن والرياضة تتعلق بحياتهم العامة والخاصة، مقاطع تصور يوميات البيوت، والقائمة لا تنتهي.

هذه الظاهرة لا ينبغي النظر إليها على أنها تغير عابر في أذواق الجماهير، بل هي تحول اجتماعي وثقافي جذري، تترتب عليه آثار ضارة بالوعي الجمعي، وعلى تشكيل الأجيال الناشئة وطريقة تفكيرهم وترتيب أولوياتهم في الحياة، والدخول في حالة يرثى لها من التسطيح الفكري.

طغيان المحتوى الترفيهي خاصة على التواصل الاجتماعي، يأكل من وعي الجماهير، إذ إنه يأتي على حساب الثقافة والمعرفة وتغذية الفكر، فالأولوية أصبحت لاستهلاك المحتوى الترفيهي، فمن ثم لا يعبأ بالمحتويات المعرفية والثقافية سوى أهل التخصص وقلة من الجماهير.

ومع حالة الاستيلاء والاستحواذ التي مارسها عالم الرقمنة على النفس البشرية، غدا أكثر الناس لا يفارقون هواتفهم حتى أثناء طعامهم ومجالسهم العائلية، وتمضي بهم الساعات وهم يشاهدون هذا المحتوى الترفيهي الجاذب الذي يسحر عقولهم.

فالخطورة هنا لا تكمن في الترفيه، وإنما إلى تحوله إلى مركز للحياة الاجتماعية والثقافية، وبديل عن المعرفة والتفكير، وهذا بدوره يمثل خطرًا عامًا على المجتمع ككل، فالمجتمعات التي يكون أفرادها على هذه الشاكلة تكون أكثر عرضة للشائعات والتلاعب الفكري.

البيئة الرقمية التي تدفع نحو الاستهلاك للمحتوى الترفيهي السريع، أفقدت كثيرًا من الناس قدرتهم على التركيز في المقالات والأخبار والتقارير والأبحاث المكتوبة، حيث اعتادوا الانتقال المتتابع بين الصور والمقاطع.

وتبرز هنا مشكلة أخرى متعلقة بإدمان المحتوى الترفيهي، وهي تراجع الحس اللغوي والثقافي، بسبب اللغة المختصرة المشوهة المليئة بالمصطلحات العامية المستحدثة والرموز المتدفقة على ألسنة الناس، مقابل تراجع الاهتمام باللغة السليمة والأسلوب الرصين.

وأشد مخاطر طغيان المحتوى الترفيهي، هو صناعة ذلك الهوس بالثراء السريع من خلال صناعة المحتوى، والتي لم تعد مجرد هواية يمارسها البعض للتسلية وتحقيق بعض المرح، بل تحول إلى ظاهرة اجتماعية تعيد تشكيل أحلام جيل كامل، وتغير مفهوم النجاح الذي كان يرتبط بالخبرة والعلم والإنجاز والمكانة الثقافية، فأصبح النجاح مرتبطا بعدد المشاهدات والإعلانات، وتقلصت أحلام هذا الجيل، بل تبدلت، من استهداف الشهادات العلمية والوظائف السامية، إلى تحقيق الشهرة بصناعة المحتوى الترفيهي، فهو يستطيع أن يصبح نجمًا ثريًا في أيام أو شهور، فما الذي يجعله يعلق أحلامه بما ينتظر بعد عشرات السنين من الكد والتعب.

وفي سبيل ركوب (التريند) والشهرة وتحقيق الثراء السريع من خلال المحتوى الترفيهي، اختلت منظومة القيم، حيث أصبح البعض مستعدين للتخلي عن خصوصياتهم، فيقومون بتصوير تفاصيل يومياتهم من أجل زيادة التفاعل، فيستغل صانع المحتوى أسرته، ويقوم بعمل مشاهد تمثيلية داخل الأسرة بهدف الإثارة أو إضحاك الناس، وقد يتخلى شيخ مسن وقور عن وقاره ويرضى أن يظهر أمام الناس كالمهرج، والأدهى والأمر، أن بعض من ضاعت مروءتهم يرضون بتصوير زوجاتهم وهن في أبهى صورة، لخدمة المحتوى.

التوعية بخطورة طغيان المحتوى الرقمي ضرورة قصوى، والنخب الثقافية والمنابر الإعلامية لها دور كبير في هذه التوعية، لكن الدور الأكبر يقع على عاتق الأسرة، في تعديل مسار الأجيال الصاعدة في الطبيعة الاستهلاكية للمحتوى، ففي النهاية الترفيه مطلوب، لكن المجتمع الذي يجعل الترفيه مركز وجوده هو مجتمع آيل للسقوط.

احسان الفقيه
https://shrq.me/opbfibx