Trump’ın Gazabı: NATO ‘Kâğıttan Kaplan’, Korkak Avrupalılar ve İran Çıkmazı
Başkan Trump, NATO’ya karşı öfkesinin kapılarını ardına kadar açarak şöyle diyor:
“Amerika Birleşik Devletleri olmaksızın bu ittifak, kâğıttan bir kaplandan ibarettir.”
Aynı şekilde Avrupa devletlerine yönelik sert bir hücum başlatıyor; onları, İran’a karşı yürütülen harbe iştirak etmedikleri ve petrol fiyatlarındaki artıştan etkilenmelerine rağmen Hürmüz Boğazı’nın emniyetine katkı sunmadıkları için “korkaklık” ile vasıflandırıyor. Bu ifadeler, Reuters Ajansı’nın nakline dayanmaktadır.
Peki bu beyanattan ne anlamalıyız?
Şunu anlıyoruz ki; Washington ile Tel Aviv, Tahran karşısında muharebeyi kesin neticeye ulaştırmakta ciddi müşküllerle karşı karşıyadır. Nitekim İsrail Savunma Bakanı’nın Şam’ı tehdit etmesi ve Başkan Trump’ın Avrupa’ya yönelttiği sert ikazlar, tesadüfî değildir. Başka bir ifadeyle, İran’daki idareyi hedef alarak halkı ayaklanmaya sevk etme tasavvuru akamete uğramıştır.
Aynı şekilde:
• Kara harekâtı tasarısı başarısızlığa dûçar olmuştur.
• Nükleer dosyayı tasfiye etme girişimi netice vermemiştir.
• Balistik füze programını ele geçirme teşebbüsü de hüsranla sonuçlanmıştır.
Öyleyse “anlaşmaların adamı”nın elinde hangi kozlar kalmıştır?
Görünüşe göre, Amerikan deniz piyadelerini, İran açıklarında bulunan ve kırk petrol deposunu barındıran bir adaya sevk ederek, İran petrolünün yaklaşık yüzde seksen beşinin ihraç edildiği bu hattı kontrol altına almak ve böylece Tahran’ın nefes borusunu sıkmak istemektedir.
Lâkin Çin bu senaryoya müsaade eder mi?
Cevap açıktır: Hayır.
Zira Çin, Amerikan yaptırımlarına rağmen İran petrolünün mühim bir kısmını karaborsa fiyatları üzerinden temin etmektedir. Bu sebeple Washington’un İran’ı boğma teşebbüsüne göz yumması beklenemez.
Peki hâl çaresi nedir?
Çare; Ankara ve Riyad’a yönelmek, bu çıkmazdan bir mahreç bulmalarını talep etmek ve dolaylı baskı unsurlarıyla onları harekete geçirmektir. İsrail’den yükselen tehditkâr söylem, aslında Amerikan bakış açısının açık bir tercümesidir ve Ankara ile Riyad’a gönderilmiş sarih bir mesaj mahiyetindedir:
“Eğer bize destek vermezseniz, Suriye içinde azınlıklar meselesini yeniden gündeme getiririz.”
Dr. Nefisi’ye göre İsrail, Washington’un elinde tuttuğu kalın bir sopa gibidir; ihtiyaç duyulduğunda bölge devletlerinin başına indirilmektedir.
Peki Suriye idaresi bunun farkında mı?
Cevap: Evet.
Öyleyse ne yapmaktadır?
Şam, İran’a karşı yürütülen harbin hedeflerine ulaşmadığını görmekte; bu sebeple ilerleyen safhada Suriye’de azınlıklar dosyasının yeniden açılacağını öngörmektedir. Bu da Şam, Ankara ve Riyad üzerinde baskı kurma teşebbüsünün bir parçasıdır.
İşte bu yüzden, bu ihtimali önceden bertaraf etmek maksadıyla Şam yönetimi, söz konusu unsurları ülke içinde kuşatmaya, onları muhtelif mevki ve unvanlarla meşgul ederek haricî ajandalardan uzak tutmaya çalışmaktadır. Böylelikle, bölgedeki büyük hesaplaşma nihayete erinceye kadar bu unsurların dış müdahalelere alet olması engellenmek istenmektedir.
Netice olarak… Bekleyip görmek icap eder.
Ali Tâmî
Tercüme: Ahmet Ziya İbrahimoğlu
24.03.2026 – Üsküdar
غضبُ ترامب: الناتو «نمرٌ من ورق»، والأوروبيون الجبناء، ومأزقُ إيران
الرئيس ترامب يفتح جام غضبه على حلف الناتو، فيقول: “بدون الولايات المتحدة، فالحلف مجرد نمر من ورق”،
ويفتح باب جهنم على الدول الأوروبية، ويصفهم بـ“الجبناء” لعدم مشاركتها في الحرب ضد إيران أو المساعدة في تأمين مضيق هرمز، رغم تأثرها بارتفاع أسعار النفط، بحسب ما نقلته وكالة رويترز.
ماذا نفهم من هذا التصريح؟
نفهم أن واشنطن وتل أبيب تواجهان تحديات كبيرة لحسم المعركة مع طهران، وليس من الفراغ أن يهدد وزير الدفاع الإسرائيلي دمشق، وأن يهدد الرئيس ترامب أوروبا؛ بمعنى أن خطة استهداف القيادة الإيرانية، وبالتالي دفع الشعب للانقلاب، فشلت.
كما أن خطة الاجتياح البري فشلت، وخطة إنهاء الملف النووي والاستيلاء على ملف الصواريخ الباليستية أيضًا فشلت.
إذاً، ما المتبقي من الأوراق بيد رجل الصفقات؟
هو دفع بالمارينز لاجتياح جزيرة خارج الإيرانية ، التي تحتوي على 40 خزانًا، ومنها يتم تصدير 85 بالمئة من النفط الإيراني، وبالتالي محاولة وضع اليد على رقبتها وخنق إيران. لكن هل ستسمح الصين بهذا السيناريو؟
الجواب بالطبع: لا. لماذا؟
لأن الصين تستورد معظم النفط الإيراني بسعر السوق السوداء، رغم العقوبات الأمريكية، وبالتالي لن تسمح لواشنطن بمحاولة خنق إيران.
لكن ما الحل إذًا؟
الحل يكمن في اللجوء إلى أنقرة والرياض، ومطالبتهما بإيجاد مخرج لهذه المهزلة، والتهديدات الإسرائيلية هي تعبير صريح عن وجهة نظر أمريكية وهي رسالة واضحة ومفهومة إلى الرياض وأنقرة مفادها أن لم تساعدوننا فسنفتح دفاتر الاقليات من جديد داخل سوريا .
فبحسب الدكتور نفيسي، فإن إسرائيل هي العصا الغليظة بيد واشنطن التي تُضرب بها رؤوس دول المنطقة كلما تطلب الأمر.
لكن هل القيادة السورية تدرك هذا الأمر؟
الجواب: نعم.
فماذا تفعل إذًا؟
هي تدرك أن الحرب على إيران لم تحقق أهدافها، وبالتالي سيتم فتح ملف الأقليات من جديد في سوريا لاحقاً ، في محاولة للضغط على دمشق وأنقرة والرياض.
لذلك واستباقاً لهذا الأمر.. تحاول دمشق احتواء هذه الأدوات داخل سوريا، وإشغالها بمناصب وهمية هنا وهناك حتى تبعدها عن الأجندات الإسرائيلية ريثما تنتهي اللعبة في المنطقة .
فلننتظر لنرى
علي تامي