İslâm Medeniyetinde Şer‘î Vakıf Kültürü
✍️ Hişam Cuneyd
İslâm’da vakıf nedir?
Etrafında koparılan bu gürültünün sebebi nedir?
İşte meselenin hakikati 👇
Okuyunuz, yayınız ki vakıf şuuru kökleşsin, idrak derinleşsin, umumun istifadesi artsın.
Bugün vakıflar hakkında dolaşıma sokulan iddia şudur:
“Vakıflar, Türk nüfuzunun bir uzantısıdır; Halep ve Şam tüccarlarının mallarına el konulmasının bir aracı olabilir!”
Bu satırları yazarken içimi derin bir hüzün kaplıyor. Zira içinde bulunduğumuz ilmî ve kültürel zaaf hâli son derece sarsıcıdır. Daha da acısı; kendini aydın, seçkin ve akademik çevreye mensup gören pek çok kişinin artık tahkik etmeksizin nakletmesi, kopyalayıp çoğaltması ve söylentileri düşünmeden yaymasıdır.
Vakıf meselesi, dış müdahalelere karşı hassas; iç düzen bakımından ise hâkimiyetle doğrudan irtibatlı bir sahadır.
Ne hazindir ki insan bazen apaçık hakikatleri yeniden anlatmak zorunda kalmaktadır.
Vakıf Nedir?
Vakıf, İslâm’a mahsus köklü bir müessesedir.
Gayesi; süreklilik arz eden bir kalkınma ve kesintisiz bir içtimai hizmet düzeni kurmaktır.
Öyle ki:
- Devletler değişse,
- idareler ardı ardına gelse,
- insanlar fakirleşse,
- salgınlar ve musibetler zuhur etse…
vakıf ayakta kalır.
Toplumu ayakta tutar,
dar zamanlarda sığınak olur,
geniş zamanlarda ise yükselişin direği hâline gelir.
Bu sebeple Müslümanlar vakıf hususunda yarışmışlardır.
Hatta pek çoğu için en büyük ideal, geride insanlığa fayda sağlayan bir vakıf bırakmaktı.
Vakıf, esaslarına riayet edilerek işletildiğinde:
toplumun sevinci ve gönüllerin huzuru olur.
Tarihten İbretler (Şam Diyarı)
Er-Rabve Vakfı
Sultan Nureddin Zengî, fakirlerin de zenginler gibi gezip dinlenmesi ve ufuklarının genişlemesi için Rabve’de bu araziyi vakfetmiştir.
Düşünün…
seyahat, nefis terbiyesi ve ruhun dinlenmesi için kurulmuş bir vakıf!
Yaşlı Kediler Vakfı
Şam’da tarih kitaplarının kaydettiği bir vakıf:
yaşlanıp yiyecek bulamaz hâle gelen kediler için barınak.
Hayvanlar Vakfı
Eski Şam Fuar alanı, Müslümanların binek hayvanları için vakfedilmişti.
Bakımları, yetiştirilmeleri ve düzenlenmeleri bu vakıf eliyle yürütülürdü.
Kırık Eşya Vakfı
Bir hizmetçi yahut cariye bir kap kırdığında:
kırığı teslim eder, yerine yenisini alırdı.
İnsanın izzetini koruyan ince bir medeniyet örneği…
Islah Edici Vakıflar
Dargın Kadınlar Vakfı
Eşiyle veya ailesiyle ihtilaf yaşayan kadın vakfa gelir;
orada izzetle ağırlanır,
uyuşmazlığın giderilmesi için arabuluculuk yapılırdı.
Şimdi soralım:
Neden yakın–uzak herkes vakıf meselesine saldırıyor?
Neden “vakıf” kelimesi bazı çevrelerde rahatsızlık uyandırıyor?
Dikkat Çekici Hakikatler
- Lübnan’da halkı gayrimüslim olan meşhur bir şehir bütünüyle vakıftır.
Bekaa Müftüsü ile görüşülmüş; teklif reddedilmiş, hatta iki kat bedel önerilerek vazgeçilmesi istenmiştir.
Çünkü bu, tarihî bir haktır; gerekirse yüzyıllar sonra dahi geri alınabilir veya büyük bir uzlaşmayla çözülebilir. - Şam civarında bir beldenin yarısı Melik el-Eşref tarafından vakfedilmiştir.
Bugün sakinleri farklı inançtan olsa dahi vakıf hakkı devam etmektedir. - İmam Nevevî, yaklaşık bin yıl önce Şam meyvelerinden yemekten kaçınmıştır.
Çünkü vakıf yoğunluğu sebebiyle şüpheye düşmemek için böyle bir hassasiyet göstermiştir.
Düşünün…
Hicrî yedinci asırdan beri Şam’da vakıflar yalnızca varlığını sürdürmemiştir;
şehrin omurgası hâline gelmiştir.
Eksilmemiş, bilakis sürekli çoğalmıştır.
Çünkü her yıl hayrı kalıcı kılmak isteyen yeni eller bu silsileye yeni halkalar eklemiştir.
Türkiye Meselesi
Türkiye’nin bu konuyla ilgisi nedir?
Türkiye, Osmanlı Devleti’ne ait tüm kayıtları muhafaza eden merkezdir.
Osmanlı ise kendinden önceki dönemleri de kapsayan son derece titiz bir arşiv düzeni kurmuştur.
Bu arşivler bugün dahi:
Suriye, Mısır, Suudi Arabistan, Sudan ve diğer ülkeler için
nesep, mülkiyet ve anlaşmalar bakımından temel referans niteliğindedir.
Vakıf Kimin Mülküdür?
Vakıf:
- Türkiye’nin değildir
- Osmanlı’nın değildir
- Eyyûbîlerin değildir
- Abbasîlerin değildir
- Emevîlerin değildir
Vakıf, şahıslardan ve devletlerden bağımsız bir İslâm müessesesidir.
Bu sebeple halk arasında:
“vakıf malı gibi dokunulmaz” denmiştir.
Bir cami vakfedilmişse:
onu hiçbir otorite keyfine göre tasarruf edemez.
Peki bir belge getirildi diye Suriye’deki bir cami Türkiye’yeye ait mi olur?
Elbette hayır.
Devletin Yetkisi
Vakıflar idaresi, devlet adına vekâlet eder.
Fakat:
- Bakanlık da
- hükümdar da
- önceki idareler de
vakfın aslı üzerinde mutlak tasarruf sahibi değildir.
Bu sebeple geçmişte bazı yönetimler vakıfları etkisiz hâle getirmek için çeşitli yollar denemiştir:
- Uzun süreli düşük bedelli kiralamalar
- Mülkiyet üzerinde müdahaleler
Hatta 2008 yılında Halep’te bir vakıf görevlisi, arşivin nüshasını çıkarmaya teşebbüs ettiği için kısa süre içinde görevden alınmıştır.
“O Devir Geçti” Sözü
Vakıf, bir devrin ürünü değildir.
Devletler değişse de varlığını sürdüren şer‘î bir müessesedir.
Hiçbir cami, kurulduğu devlet yıkıldı diye vakıf vasfını kaybetmemiştir.
Tüccarlar Meselesi
Halep ve Şam tüccarlarının bu meseleyle ilgisi yoktur.
Bu isimler yalnızca hassasiyet oluşturmak için zikredilmektedir.
Amaç:
sermaye sahiplerinde korku ve endişe üretmek.
Oysa:
- vakıf vakıftır
- devlet çözüm üretir
- adalet ve sulh yolları açıktır
Vakıflar Geri Alındı mı?
Devlet, bilinen gasp edilmiş vakıfların ancak %9’unu geri alabilmiştir.
Geri kalan kısmı bunun çok üzerindedir.
Bu durum, meselenin henüz tam bir kararlılıkla ele alınmadığını göstermektedir.
Vakıf Geri Dönerse Ne Olur?
Bu, hızlı ve kalıcı bir kalkınma demektir.
Bir hayır sahibi:
- dükkân
- arazi
- gelir getiren mülk
vakfeder…
Bir okul kendi giderini kendi karşılar;
ne devlete yük olur ne de başkasına muhtaç kalır.
Günümüzde Örnekler
Körfez ülkeleri, büyük servetlerine rağmen yeniden vakıf sistemine yönelmiştir.
Öyle ki bazı vakıf yapıları, devlet bütçelerini aşan büyüklüklere ulaşmıştır.
Meselâ Al Rajhi Waqf milyarlarca dolarlık bir vakıf yapısına sahiptir.
Netice
Vakıf:
- büyük hayır doğuran
- kalıcı kalkınma sağlayan
- toplumun dirilişini besleyen
eşsiz bir müessesedir.
Bu sebeple vakıf kültürünün yeniden dirilişinden rahatsızlık duyulmaktadır.
Çünkü vakıf:
- sürekli kaynak üretir
- bağımsız bir güç doğurur
- vakfedenin iradesini korur
Türkiye’nin bu meseleyle doğrudan ilgisi yoktur.
Tüccarın hakkı korunur; haksızlık yapılmaz.
Son Söz
Öyleyse bütün bu gürültü neden?
Yoksa…
- fakirin ayağa kalkmasından mı,
- talebenin rahat etmesinden mi,
- memleketin dirilişinden mi endişe ediliyor?
Eğer öyleyse…
vakfın karşısında duran sizsiniz.
Tercüme: Ahmet Ziya İbrahimoğlu
07.05.2026 – Üsküdar
Mütercimin Notu:
Yukarıdaki yazı Şam Bölgesindeki Vakıflar için yazılmış yeni bir yazıdır. Türkiye’de gasp edilen, satılan, maksadı dışında kullanılan vakıfların hesabının sorulması, aslına iade edilmesine de vesile olmasını temenni etmemizden rahatsızlık duyanlar olur mu? Ne dersiniz?
ثقافةُ الوقفِ الشرعيِّ في الحضارةِ الإسلامية
✍️ كتب هشام جنيد
ما هو الوقف الإسلامي؟ ولماذا يحدث هذا اللغط حوله؟
إليك التفاصيل:
اقرأها وانشرها؛ لنشر ثقافة الوقف، وزيادة الوعي، وعموم الفائدة.
ما يتم ترويجه اليوم عن الأوقاف: أنها تبعية تركية، وسرقة لتجار حلب ودمشق!
أكتب هذه السطور، ويداخلني شيء من الحزن لحالة الضعف الثقافي والمعرفي الذي وصلنا إليه؛
بل إن عددًا من المثقفين والنخب والأكاديميين صار شأنهم النسخ واللصق، وتكرار الشائعات!
ملف الأوقاف حساس بالنسبة للخارج، وسيادي كذلك بالنسبة للداخل؛
ومؤسف أن يحتاج الإنسان أحيانًا إلى توضيح الواضح.
الوقف ميزة إسلامية، هدفها تحقيق التنمية المستدامة، واستمرارية الخدمة المجتمعية؛
بحيث لو تغيرت الدول، وتعاقبت الأنظمة، أو افتقر الناس، أو حصلت جائحات أو غير ذلك،
تبقى القطاعات الوقفية مساندة للمجتمع؛
فتكون سبيلًا للتعافي أيام الشدائد،
وسببًا للنهضة أيام الرخاء.
لذلك كان المسلمون يتسابقون في مسألة الوقف؛
بل غاية المنى لكثير منهم أن يترك وقفًا يوقفه على منفعة.
فالوقف إذًا قرة الأعين، ومهجة النفوس،
إذا طُبِّقت قواعده وفق ما خُصص له.
نماذج من تاريخ أمتنا، ولا سيما في الشام:
الربوة
أوقف السلطان نور الدين الزنكي مساحة للفقراء،
حتى يتنزهوا كما يتنزه الأغنياء،
وجعلها لهم في الربوة.
تخيل: وقف للتنزه والترفيه عن النفس.
وقف القطط الهرمة
هل تتصور أن في دمشق وقفًا تذكره كتب التاريخ للقطط الهرمة؟
كل قطة كبرت، ولم تعد تستطيع البحث عن الغذاء، تسكن هذا الوقف.
أرض معرض دمشق الدولي القديمة
كانت وقفًا لدواب المسلمين (الخيل وغيرها)،
مما يعين على ترتيبها وإعدادها.
وقف الأواني المكسورة
إذا كسرت الجارية أو الخادمة إناءً،
تسلّم الإناء المكسور، وتأخذ بدلًا منه إناءً جديدًا.
أوقاف إصلاحية نحتاج إلى استعادة فكرتها:
وقف النساء الغاضبات
تأتي المرأة التي بينها وبين زوجها أو أهلها خلاف،
فتجلس معززة مكرمة،
ويُسعى في حل الخلاف.
هل فهمت لماذا يحاربنا القاصي والداني في مسألة الوقف؟
هل فهمت لماذا تثور ثائرة الكثيرين إذا ذُكرت كلمة “وقف”؟
هل تتصور…
أن مدينة مشهورة في لبنان، سكانها كلهم من غير المسلمين، هي بالكامل وقف؟
وقد فاوضوا عليها مفتي البقاع، فاعتذر، وعرض ضعف المبلغ على تركها!
علمًا أن لبنان لن يطبق فيها أي قانون وقفي،
ولكنها حق تاريخي قد يُسترد، ولو بعد مائة عام،
أو تحصل فيه تسوية كبيرة.
هل تتصور أن مدينة كاملة قرب دمشق، أوقف نصفها الملك الأشرف،
وسكانها اليوم من غير المسلمين؟
هل تعلم أن الإمام النووي، قبل ما يقرب من ألف عام،
كان لا يأكل من ثمار دمشق؛ لأن الأوقاف تغلب عليها،
فيترك ذلك من باب الورع؟
تخيل: منذ القرن السابع الهجري، ودمشق تغلب عليها الأوقاف؛
والأوقاف تزيد ولا تنقص، إذ الواهبون كثيرون كل عام.
ما صلة تركيا إذًا؟
تركيا تمثل الجهة التي احتفظت بكل ثبوتيات الدولة العثمانية،
وكان توثيق الدولة العثمانية حاويًا لما قبلها،
وكانت دقيقة جدًا في الإحصاء والبيانات.
لذلك لا يزال ذلك الأرشيف مرجعًا في الأنساب، والعلاقات، والاتفاقيات،
لكل الدول التي كانت ضمن الخلافة العثمانية:
سوريا، ومصر، والسعودية، والسودان، وغيرها.
هل الوقف ملك لتركيا؟
لا تركيا تملك الوقف،
ولا الدولة العثمانية،
ولا الدولة الأيوبية،
ولا الدولة العباسية،
ولا الدولة الأموية.
الوقف مفهوم إسلامي له قواعد صارمة؛
لذلك حين يُضرب المثل بصعوبة التصرف في أمر، يُقال:
مثل مال الوقف.
فالمسجد مثلًا وقف للصلاة والعبادة.
فهل لو أخذنا وثيقة مسجد قديم من تركيا،
صار المسجد ضمن الأراضي السورية تابعًا لها؟
كما ذكرت أولًا، يؤسف الإنسان أن يضطر إلى توضيح الواضحات.
وزارة الأوقاف نائبة عن الحاكم،
لكن لا الوزارة، ولا الحاكم نفسه، ولا من قبله،
يملكون سلطة مطلقة على عين الوقف.
ولهذا لجأت بعض الحكومات السابقة إلى التحايل لتعطيله؛
إذ لا يُباع ولا يُشترى، وله أحكام حازمة وقيود مشددة.
لذلك كانت الأوقاف، في زمن حزب البعث،
تؤجر لمدة مائة عام مقابل مبالغ زهيدة،
كما جرت محاولات للتلاعب بالملكية.
بل أُقيل مدير أوقاف حلب عام 2008م– على ما أذكر-
بعد أشهر قليلة من تعيينه،
لأنه اقترب من أرشيف الأوقاف،
وأراد إنشاء نسخة ثانية منه،
فتمت إقالته مباشرة.
ما صلة الحقبة العثمانية؟
يقول البعض: لقد مضى ذلك العهد، فلماذا الوقف؟
الوقف حكم فقهي يرتبط بالمسلمين،
ولا صلة له بعهد أموي، ولا عباسي، ولا أيوبي، ولا عثماني،
بقيت تلك الدول أم زالت.
هل سمعتم أن مسجدًا انتهى بزوال الدولة التي أُقيم فيها؟
هذا وقف إسلامي مجرد عن تاريخ الدول وأحقابها.
ما صلة تجار حلب ودمشق؟
لا صلة لهم بشيء.
وإنما ذُكروا لحساسية المدينتين،
مع أن الأمر موجود في سائر المدن.
إنها موجة تحريض واسعة،
تهدف إلى إثارة التجار ورؤوس الأموال،
بأن تجارتهم مهددة، وأن الدولة ستسلب أموالهم.
كيف ستتعامل الدولة مع الأوقاف التي تم بيعها؟
هذا شأن الدولة،
لكن الوقف يبقى وقفًا،
والتسويات ممكنة،
لا سيما أن الدولة تملك مساحات واسعة،
ولديها هيئات إفتاء وخبراء في الملكيات،
وليست في حرب مع التجار.
هل استردت الدولة الأوقاف؟
لم تسترد خلال عام سوى 9% من الوقف المنهوب المعروف،
أما الوقف المتلاعب به فهو أضعاف ذلك.
وهذا يدل على أن الملف لم يُحسم بعد بالحزم الكافي،
ولو حُسم، فلا يُلام أحد؛ لأن الأصل أنه وقف.
ويبقى موضوع الإيجار والتسوية والعدل مسألة أخرى،
مطلوبة بلا شك، لكنها ليست جوهر قضية الوقف.
ماذا تعني عودة الوقف؟
تعني تنمية سريعة ومستدامة.
فقد تجد مدرسة لذوي الاحتياجات الخاصة،
لديها حافلة لنقل الطلاب،
وقد وُقف لها دكاكين أو أرض زراعية،
تموّل الرواتب والتكاليف،
دون الحاجة إلى دعم حكومي.
هل يُطبق هذا اليوم؟
نعم، وبقوة.
فدول الخليج، رغم ثروتها النفطية،
عادت إلى نظام الوقف.
بل إن هناك محافظ وقفية اليوم
تفوق ميزانيات دول كاملة لسنوات.
وهل سمعتم بأوقاف لرجل واحد
تفوق ميزانية دولة كاملة سنويًا؟
أوقاف الراجحي،
التي تجاوزت قيمتها 10 مليارات دولار قبل سنوات،
وربما تضاعفت اليوم.
هل سمعتم بمزرعة النخيل الوقفية؟
تخيل أن الملياردير الراجحي
اختار أن يتفرغ للوقف،
وقد تجاوز المائة عام،
ليلقى الله بهذا العمل العظيم.
الخلاصة
الوقف نظام تنموي عظيم،
نفعه كبير،
وأجره عظيم،
وبه تقوم نهضة الأمم.
ولهذا يُخشى من عودة ثقافة الوقف؛
لأن المال عصب الحياة،
والوقف يحقق تنمية مستدامة،
ويؤمّن موردًا ماليًا مستمرًا،
دون تدخل فعلي من الحكومات في نية الواقف.
تركيا لا علاقة لها بهذا الأمر،
ولا يُسلب أحد ماله.
ومن ثبت أنه اشترى وقفًا عن غير علم،
فستُسوّى حالته؛ لأنه غير مذنب.
فلماذا كل هذه الضجة؟
هل تخافون أن تعود الأوقاف،
فتعين الفقراء،
ويرتاح الطلاب،
وتنهض البلاد؟
إن كان كذلك…
فأنتم أعداؤها.
✍️ هشام جنيد
ملاحظةُ المترجم:
هذه المقالةُ المكتوبةُ أعلاه هي من المقالات الحديثة التي كُتبت بشأن الأوقاف في بلاد الشام.
فهل يَضيقُ بعضُ الناس ذرعًا بأن نتمنّى أن تكون سببًا في مساءلةِ الأوقاف التي صودرت، أو بيعت، أو استُعملت في غير ما وُقفت له في تركيا، وأن تُعاد إلى مقاصدها وأصولها الشرعية؟ ما رأيكم؟