Prof. Dr. Yalçın Küçük: Biyografisi ve Alemi Ervaha Göçmesi

Çift Kimlikli Vatandaşlarımızdan Yalçın Küçük’ün Alemi Ervahta M. Kemal Paşa ile Buluşması Mümkün mü?

1. Giriş

Prof. Dr. Yalçın Küçük (1938-2026), Türkiye’nin yakın tarihinde mümtaz ve müstesna bir yer edinmiş, hem takdir toplamış hem de infial uyandırmış köklü bir entelektüel şahsiyettir.[^1] Kamalistleri ve sosyalistleri aynı anda rahatsız etme hususundaki emsalsiz kabiliyetiyle temayüz etmiştir. Cumhuriyet’in “Sabetayist kurucuları” tezini asil bir ısrarla ve entelektüel bir keyifle savunmuş; bu minvalde bazıları kendisini “Dönmelerin Marx’ı”, diğer bazıları ise “Atatürk’ün en büyük entelektüel sancısı” olarak nitelendirmiştir. Nihayet 6 Nisan 2026 tarihinde Alemi Ervah’a göçmüştür. Şimdi asıl mesele şudur: Acaba orada Gazi Mustafa Kemal Paşa ile mülakatı vuku bulmuş mudur?

2. Köken ve Eğitim

Yalçın Küçük, kadim Hatay’ın İskenderun ilçesinde dünyaya gelmiştir. Baba tarafı Türkmen boylarının asil bir koluna, anne tarafı ise Kafkas diyarlarının köklü unsurlarına mensuptur.[^2] Kendisi zaman zaman “Anne tarafımda İbrani unsurlar da mevcuttur” diyerek bu çift yönlü mirası açıkça beyan etmekten imtina etmezdi. Bu ikrar esnasında çehresinde beliren o zarif tebessüm, âdeta “Ben size ezelden beri söylüyordum” der gibiydi.
Kabataş Lisesi’nden mezuniyetinin ardından Ankara Üniversitesi Siyasal Bilgiler Fakültesi’ni 1960 senesinde birincilikle ikmal etmiştir.[^3] Talebelik yıllarında Fikir Kulüpleri Federasyonu (FKF) ve Dev-Genç gibi müesseselerde faal rol almış, aynı zamanda “orducu sosyalizm” idealini de müdafaa etmiştir. Hem devrimci hem de devletçi olmak gibi nadide bir terkibi ancak onun gibi çok katmanlı bir şahsiyette görmek mümkündür.

3. Akademik ve Mesleki Hayat

Devlet Planlama Teşkilatı’nda mühim vazifeler ifa etmiş, müteakiben ODTÜ ve Gazi Üniversitesi’nde uzun yıllar hocalık yapmıştır. “Orducu sosyalist” unvanını büyük bir iftiharla taşımış, Yön, Emek ve Ant gibi köklü mecmuâlarda Türkiye’nin elit yapısına dair derin tahliller kaleme almıştır. Soruyu hep aynı veciz üslupla ortaya koymuştur: “Türkiye’nin hakiki elitleri kimlerdir?” Cevabı ise malum: “Çoğunluğu Sabetayist’tir.

4. Yazıları ve Araştırmaları

Muhtelif eserleri arasında bilhassa Türkiye Üzerine Tezler, Sovyetler Birliğinde Sosyalizmin Çözülüşü ve Cumhuriyet’e Karşı Küfür Romanları en mühimlerindendir. Bu eserlerinde Türkiye’nin siyasi ve içtimai bünyesini didik didik ederken, kurucu elitin dönme kökenine dair tezlerini hiçbir zaman gizlememiştir.

5. Tartışmalı Tezler ve Sabetayist İddiaları

Yalçın Küçük’ün en meşhur ve en çok iktibas edilen cümlelerinden biri şudur:
“Cumhuriyet’i kuranlar çoğunlukla Sabetayist’tir.”[^4]
Bu beyanı o denli sık ve o denli kararlılıkla tekrarlamıştır ki, bazıları “Yalçın Hoca yine aynı plağı çalıyor” diye latife etmekten kendini alamamıştır. Kendi kökenindeki İbrani unsurlardan da pervasızca bahsetmesi, ona hem “içeriden” hem “dışarıdan” konuşma imkânı vermiştir. Bu da kendisine Türkiye entelektüel tarihinde çok az kişiye nasip olan “çift kimlikli entelektüel” payesini bahşetmiştir.

6. Alemi Ervahta M. Kamal Paşa ile Buluşma Senaryosu

6 Nisan 2026 tarihinde Alemi Ervah’a intikal ettiğinde, orada kiminle karşılaşacağını kestirmek güç değildir: Gazi M. Kamal Paşa Hazretleri.
Tahayyül ediniz: Yalçın Hoca, o kendine mahsus âhenkli edasıyla yaklaşır ve der ki:
“Paşam, merhaba. Ben Yalçın Küçük. Otuz senedir sizin kurduğunuz Cumhuriyet’in Sabetayist elitler marifetiyle tesis edildiğini izah ediyorum. Ne buyurursunuz?”
Paşa’nın o efsanevi mavi gözleriyle bir müddet nazar ettikten sonra muhtemelen şöyle mukabele buyurur:
“Evladım, ben Selanik’ten geldim, sen İskenderun’dan. İkimiz de bu mübarek topraklara sonradan tutunduk sayılırız. Lakin ben ‘Ne mutlu Türk’üm diyene’ dedim. Sen ise ‘Ne mutlu Sabetayist’im diyene’ diye bir şey mi ihdas etmeye çalışıyordun?”
Yalçın Hoca da o meşhur tebessümüyle cevap verir:
“Paşam, ben yalnızca hakikati söylüyordum. Hem siz de Selanikli değil miydiniz?”
Ardından derin bir sükût çöker. Zira Alemi Ervah’ta ideolojik münakaşaya mahal yoktur. Geriye yalnızca ebedi bir “belki de” kalır.
Belki de Paşa, ona bir sigara uzatır ve der ki:
“Evladım, sen de epey yoruldun. Gel otur yanımda. Burada Sabetayist, Türkmen, Kafkasyalı, Kamalist, sosyalist fark etmez. Hepimiz aynı toprağın bağrındayız artık.”

7. Medya, Miras ve Sonuç

Yalçın Küçük hayattayken hem fevkalade sevilmiş hem de şiddetle tenkit edilmiştir. “İsrail Türkiye’de daha güçlüdür” gibi vecizeleri hâlâ derin tartışmalara mevzu olmaktadır. Vefatıyla birlikte hem Kamalist camia hem de komplo teorisi müntesipleri derin bir nefes almıştır.
Fakat asıl sual halen cevapsızdır:
Çift kimlikli vatandaşlarımızın en mümtazı Alemi Ervah’ta M.Kamal ile karşılaştığında, Paşa ona ne demiştir?
Belki de hiçbir şey dememiştir. Çünkü bazı hakikatler, bu âlemde de öteki âlemde de beyan edilmeyecek kadar ağır ve köklüdür.

Hazırlayan: Ahmet Ziya İbrahimoğlu
09.04.2026 – Üsküdar

Dipnotlar
[^1]: Bkz. Yalçın Küçük’ün çeşitli röportaj ve eserleri ile Yeni Akit gazetesi arşivi.
[^2]: Kendisinin çeşitli beyanatlarında geçtiği üzere (BRT Haber ve şahsi açıklamaları).
[^3]: Resmi özgeçmiş ve Vikipedi kaydı.
[^4]: Yalçın Küçük’ün pek çok canlı yayın ve kitabında tekrarlanan temel tezlerinden.

ترجمة من التركية إلى العربية:👇

Prof. Dr. Yalçın Küçük: سيرته الذاتية وانتقاله إلى عالم الأرواح

هل يمكن ليالجين كوجوك، أحد
مواطنينا ثنائيي الهوية، أن يلتقي بمصطفى كمال باشا في عالم الأرواح؟

  1. المقدمة
    الأستاذ الدكتور يالجين كوجوك (1938-2026)، هو شخصية فكرية بارزة ومتميزة في التاريخ المعاصر لتركيا، حاز على التقدير والإعجاب تارةً وعلى الاستياء والغضب تارةً أخرى.[^1] تميز بقدرته النادرة على إثارة حفيظة الكماليين والاشتراكيين في آنٍ واحد. دافع عن أطروحة «مؤسسي الجمهورية صاباتيون في الغالب» بإصرار أصيل وبمتعة فكرية واضحة؛ حتى إن بعضهم وصفه بـ«ماركس الدونمة»، وبعضهم الآخر بـ«أكبر صداع فكري لأتاتورك». وفي النهاية، انتقل إلى عالم الأرواح في 6 نيسان/أبريل 2026. والسؤال الأهم الآن: هل التقى هناك بالغازي مصطفى كمال باشا؟
  2. الأصول والتعليم
    ولد يالجين كوجوك في مدينة إسكندرونة العتيقة بولاية هطاي. ينتمي والده إلى فرع أصيل من قبائل التركمان، ووالدته إلى عناصر عريقة من ديار القوقاز.[^2] وكان يصرح أحياناً «هناك عناصر عبرية في جانب والدتي» دون أن يتردد في الإفصاح عن هذا الإرث المزدوج. وكان الابتسامة الرقيقة التي تظهر على وجهه أثناء هذا الاعتراف تعني كأنها تقول: «لقد كنتُ أقول لكم ذلك منذ الأزل».
    تخرج من ثانوية كاباتاش، ثم أنهى كلية العلوم السياسية بجامعة أنقرة عام 1960 بتفوق ومرتبة الأول.[^3] شارك خلال سنوات الطالب في اتحاد نوادي الفكر (FKF) وحركة الشباب الثوري (Dev-Genç)، ودافع في الوقت نفسه عن المثالية «الاشتراكية العسكرية». إن الجمع بين الثورية والدولانية في تركيبة نادرة كهذه لا يليق إلا بشخصية متعددة الطبقات مثله.
  3. الحياة الأكاديمية والمهنية
    تولى مهام هامة في مؤسسة التخطيط الحكومي، ثم درّس لسنوات طويلة في جامعة الشرق الأوسط التقنية (ODTÜ) وجامعة غازي. حمل لقب «الاشتراكي العسكري» بكل فخر واعتزاز، وكتب تحليلات عميقة حول بنية النخبة التركية في المجلات الرصينة مثل «يون»، «إي emek» و«أنت». كان يطرح السؤال دائماً بنفس الأسلوب البليغ: «من هم النخب الحقيقيون في تركيا؟» والجواب كان دوماً: «غالبيتهم صاباتيون».
  4. مؤلفاته وأبحاثه
    من أبرز مؤلفاته أطروحات حول تركيا، وانحلال الاشتراكية في الاتحاد السوفييتي، وخاصة روايات الشتائم ضد الجمهورية. لم يتردد في أي من هذه الأعمال عن التعرض لأصول الدونمة للنخبة المؤسسة أثناء تشريحه للبنية السياسية والاجتماعية التركية.
  5. الأطروحات المثيرة للجدل وادعاءات الصاباتية
    من أشهر عبارات يالجين كوجوك التي كثر اقتباسها:
    «غالبية مؤسسي الجمهورية صاباتيون.»[^4]
    كرر هذا التصريح بكثرة وإصرار حتى إن بعضهم أخذ يمزح قائلاً: «ها هو الأستاذ يالجين يعيد نفس الأسطوانة». وكان يتحدث بجرأة عن العناصر العبرية في أصوله الشخصية، مما منحه القدرة على الكلام «من الداخل ومن الخارج» في آنٍ واحد. وهذا ما أهله لنيل لقب «المثقف ثنائي الهوية» الذي ندر أن حازه أحد في التاريخ الفكري التركي.
  6. سيناريو اللقاء مع مصطفى كمال باشا في عالم الأرواح
    عندما انتقل إلى عالم الأرواح في 6 نيسان/أبريل 2026، ليس من الصعب تخمين من سيلتقيه هناك: الغازي مصطفى كمال باشا.
    تخيلوا: يقترب الأستاذ يالجين بأسلوبه الخاص الإيقاعي قائلاً:
    «باشا، السلام عليكم. أنا يالجين كوجوك. منذ ثلاثين عاماً وأنا أشرح أن الجمهورية التي أسستموها أُسست على يد نخب صاباتية. ماذا تقولون؟»
    بعد أن ينظر إليه باشا بعينيه الزرقاوين الشهيرتين لبرهة، يجيب على الأرجح:
    «يا ولدي، أنا جئتُ من سلانيك، وأنت من إسكندرونة. كلانا ارتبط بهذه الأرض المباركة في وقت متأخر نوعاً ما. لكنني قلتُ: «ما أسعد من يقول أنا تركي». أما أنت فكنتَ تحاول أن تصنع شيئاً اسمه «ما أسعد من يقول أنا صاباتي»؟»
    فيرد يالجين كوجوك بابتسامته الشهيرة:
    «باشا، كنتُ أقول الحقيقة فقط. وأنتم أيضاً سلانيكي، أليس كذلك؟»
    ثم يسود صمت عميق. ذلك أنه لا مجال للجدال الأيديولوجي في عالم الأرواح. يبقى فقط «ربما» أبدي.
    وربما يمد له باشا سيجارة ويقول:
    «يا ولدي، لقد تعبتَ كثيراً. تعال اجلس بجانبي. هنا لا فرق بين صاباتي وتركماني وقوقازي وكمالي واشتراكي. جميعنا الآن في حضن الأرض ذاتها.»
  7. الإعلام والإرث والخاتمة
    كان يالجين كوجوك محبوباً بشدة ومنتقداً بشدة أثناء حياته. ما زالت عباراته الوجيزة مثل «إسرائيل أقوى في تركيا» تثير نقاشات عميقة. وبوفاته تنفس كل من المعسكر الكمالي وأنصار نظريات المؤامرة الصعداء.
    لكن السؤال الأساسي ما زال معلقاً:
    عندما التقى أبرز مثقفينا ثنائيي الهوية بأتاتورك في عالم الأرواح، ماذا قال له الباشا؟
    ربما لم يقل شيئاً. لأن بعض الحقائق ثقيلة وعميقة جداً بحيث لا يمكن النطق بها لا في هذا العالم ولا في الآخر.

المعد: أحمد ضياء إبراهيم أوغلو
09.04.2026 – أوسكودار

الهوامش
[^1]: انظر مقابلات يالجين كوجوك المتنوعة وأعماله وأرشيف جريدة يني أكيت.
[^2]: كما ورد في تصريحاته المختلفة (BRT Haber وتصريحاته الشخصية).
[^3]: السيرة الذاتية الرسمية وسجل ويكيبيديا.
[^4]: من الأطروحات الأساسية التي كررها يالجين كوجوك في العديد من البرامج الحية وكتبه.