SDG ve Son Çöküş: Türkiye-Suriye Birliği Ayrılıkçı Yapıyı Tarihe Gömüyor

Halid Şebib 15.01.2026

Halep’ten Cezire havzasına, Şeyh Maksud’un doruklarından Deyr Hafir’in düzlüklerine uzanan hatta artık savaşın sorusu değişmiştir. Mesele, SDG’nin çöküp çökmeyeceği değildir; ne zaman, nasıl ve hangi bedelle bu çöküşün tamamlanacağıdır. Ayrılıkçı tasavvurun yıllar boyunca biriktirdiği hayaller, bugün ardı ardına çöken mevzilerle birlikte tarihin toprağına gömülmektedir.

Bugün Türkiye’ye ait hava unsurları yalnızca keşif için havalanmıyor, kara birlikleri de sadece caydırmak maksadıyla ilerlemiyor. Kanla yazılmış, Kürtlerin yakıt gibi kullanıldığı; Kandil, Tahran ve Washington’un pazarlık malzemesine çevirdiği büyük bir dosya kapanma safhasına girmiştir.

Deyr Hafir’den Rakka’ya, Deyr ez-Zor’dan Haseke’ye kadar uzanan bölgede toprak, su, petrol ve buğday yeniden Suriye devletinin hâkimiyetine dönecektir. Herkes bir kez daha anlayacaktır ki Suriye parçalanmaz; milis gücüne yaslanan her yapı, kendisinden önce gelenler gibi kaybetmeye mahkûmdur.

Açığa Çıkış Anı: “Yenilmez SDG” Efsanesinin Dağılışı

Şeyh Maksud, Eşrefiyye ve Beni Zeyd’de yaşananlar geçici bir çatışma değildir; bu, tarihe not düşülen bir açığa çıkış anıdır. “Geçilmez” diye sunulan mahalleler saatler içinde çökmüştür. Bunun sebebi savunma hatlarının zayıflığı değil, bu hatların ardındaki yapının siyaset ve ruh bakımından çürük oluşudur.

SDG yalnızca silahla yenilmedi; ayrılıkçı tasavvurunun, yeniden heybetini kuran bir devlet karşısında erimesiyle çöktü.

Türkiye-Suriye Birliği: İrade ile Kudretin Aynı Hat Üzerinde Buluşması

Uzun yıllar sonra ilk kez Ankara ile Şam aynı çizgide buluşmuştur:
Devlet dışında silahlı yapı olmayacak, Türkiye sınırında bir uydu oluşum kurulmayacaktır.

Karada Türkiye ordusunun topçu unsurları, gökte Bayraktar ve Akıncılar, derinlikte istihbarat birimleri; Suriye ordusuyla birlikte ölümcül bir kıskaca dönüşmüştür. Bu kıskac, Kandil tasavvurunu Halep’te boğmuş, şimdi doğuda defteri kapatmaya yönelmiştir.

SDG: Kürt Kanı Üzerinden Ayakta Tutulan Yabancı Bir Yapı

En büyük yanılgı, SDG’nin “Kürtleri temsil ettiği” iddiasıdır.
Hakikat açıktır: SDG, Kürtlerin kanını pazarlamış; evlatlarını kendilerine ait olmayan bir savaşa sürmüştür. Ardından yöneticileri kaçmış, sahadaki unsurlar kaderleriyle baş başa bırakılmıştır.

Kürtlere Newroz’u kutlama imkânı veren, ana dillerini konuşmalarına izin veren, Şam’da kültür simgelerini görünür kılan SDG değil; Suriye devletidir.

Şeyh Maksud’un Düşüşü: Silah Kadar Moral Darbesi

Şeyh Maksud sıradan bir mahalle değildir; Halep’e hâkim bir zirvedir.
Orayı elinde tutan, şehrin kilidini elinde tutar.

Saatler içinde düşmesi, yıllarca “sokak sokak direniriz” diye övünen Kandil düzeninin askerî kurgu ve iddiasının çöküşüdür.

Terör Kartı: IŞİD Üzerinden Kurulan Şantajın Çökmesi

Aynı vakitte Halep’te “IŞİD’in askerî sorumlusunun” yakalanması bir rastlantı değildir.
SDG, dünyayı korkutmak ve baskı altına almak için daima bu kartı kullandı. Ancak Suriye devleti bu bağı kopardı:
IŞİD yakalanır, SDG uzaklaştırılır, güvenlik milis adına değil devlet adına geri döner.

Sivillere Yönelen Saldırılar: Su Kesildiğinde, Mahalleler Vurulduğunda

Şeyh Maksud halkının çıkışını engelleyen, Furkan Mahallesi’ni insansız hava araçlarıyla vuran, Halep’in suyunu dört milyon insana kapatan bir yapı, “hak savunması” iddiasında bulunamaz.

Bu, özgürlük talebi değil; köşeye sıkışmış bir milis tutumudur.

Kandil’in Çöküşü: Liderler Kaçıyor, Unsurlar Terk Ediliyor

Kandil’in beş ismi -Bayık, Karayılan, Kalkan, Bahoz ve Sabri Ok- kan, kaçakçılık, captagon ve karanlık istihbarat bağları üzerine bir düzen kurdu.
Bugün iş ciddiye binince kaçtılar; geride unsurlarını ve eski rejim artıklarını bıraktılar.

İran’ın Hamlesi: Tahran’dan SDG’ye İnsansız Araçlar

Ekonomik darboğazda olan, sokakları kaynayan İran, krizini dışarı taşımaya çalışmaktadır. SDG’ye patlayıcı yüklü insansız hava araçları ve hava savunma düzenekleri sağlamaktadır.
Bu tutum, Kürtlere duyulan bir yakınlıktan değil; Türkiye’ye beslenen öfkeden ve güçlü bir Suriye devletinden duyulan korkudan kaynaklanmaktadır.

İran, kuzeydeki son kartlarını oynamaktadır; iç düzenini toparlamaya mecbur kalmadan önce.

Irak Halk Seferberliği: SDG’nin Arka Dayanağı

Çoğu zaman dile getirilmeyen gerçek şudur:
Irak’taki Halk Seferberliği ve Tahran’a bağlı bazı gruplar, sınır üzerinden SDG’ye arka hat oluşturmuştur.
Para, silah, kaçakçılık ve eğitim…

Amaç tektir: Suriye’nin doğu tarafını hem devlete hem Türkiye’ye karşı açık tutmak.

Tercüme: Ahmet Ziya İbrahimoğlu
16.01.2026 – Üsküdar

قسد” والنزع الأخير.. التحالف التركي السوري وطلقة الرحمة على التنظيم

خالد شبيب 15/01/2026

من حلب إلى الجزيرة السورية، من قمم الشيخ مقصود إلى سهول دير حافر، لم تعد المعركة سؤالاً عن هل تسقط قسد، بل متى وكيف وبأي ثمن ستُدفن آخر أوهام المشروع الانفصالي.
اليوم، لم تعد الطائرات التركية تحلّق للاستطلاع، ولا الدبابات تتحرك للردع، بل صارت تتحرك لإغلاق ملفّ كامل كُتب بالدم، واستُخدم فيه الأكراد وقوداً، وتاجر به قنديل وطهران وواشنطن.
ومن دير حافر إلى الرقة، ومن دير الزور إلى الحسكة، ستعود الأرض، والماء، والنفط، والقمح إلى خزينة الدولة السورية، وسيعرف الجميع أن سوريا لا تُقسَّم، وأن من راهن على الميليشيا خسر، كما خسر كل من سبقه.
لحظة الانكشاف: حين سقطت أسطورة “قسد التي لا تُهزم”
ما جرى في الشيخ مقصود والأشرفية وبني زيد ليس اشتباكاً عابراً، بل لحظة انكشاف تاريخية.
أحياء كانت تُسوَّق كـ”قلاع منيعة” سقطت خلال ساعات، لا لأن خطوطها ضعيفة، بل لأن من يقف خلفها كان هشّاً سياسياً ومعنوياً.
قسد لم تُهزم فقط بالنار، بل هُزمت بانهيار مشروعها الانفصالي أمام دولة عادت لتفرض هيبتها.
التحالف التركي ـ السوري: عندما تلتقي الإرادة مع القدرة
للمرة الأولى منذ عقود، تلتقي دمشق وأنقرة على معادلة واحدة:
لا كيان مسلح خارج الدولة، ولا دويلة على حدود تركيا.
المدافع التركية على الأرض، والبيرقدار وأكينجي في السماء، والاستخبارات في العمق، شكّلت مع الجيش السوري كماشة قاتلة خنقت مشروع قنديل في حلب، وتستعد لطيّه في الشرق.
قسد: مشروع أجنبي يعيش على دم الأكراد
الخطأ الأكبر أن تُقدَّم قسد على أنها “تمثيل للأكراد”.
الحقيقة أن قسد تاجرَت بدم الأكراد، وزجّت أبناءهم في حرب ليست لهم، ثم هربت قياداتها وتركَت المقاتلين يواجهون مصيرهم.
الدولة السورية، لا قسد، هي التي سمحت للأكراد بالاحتفال بنوروز، والتكلم بلغتهم، ورفع علمهم الثقافي في دمشق.
سقوط الشيخ مقصود: ضربة عسكرية ومعنوية معاً
الشيخ مقصود ليس حيّاً عادياً؛ هو قمة تشرف على حلب.
من يسيطر عليه يملك مفتاح المدينة.
سقوطه خلال ساعات هو انهيار هندسة قنديل العسكرية التي كانت تتباهى بأنها قادرة على حرب شوارع لسنوات.
قسد وورقة الإرهاب: داعش كأداة ابتزاز
ليس صدفة أن يُضبط “العسكري العام لداعش” في حلب في التوقيت نفسه.
قسد لعبت دوماً بورقة داعش لتخويف العالم وابتزازه، لكن الدولة السورية قطعت هذا الخيط:
داعش يُعتقل، وقسد تُطرد، والأمن يعود باسم الدولة لا الميليشيا.
الحرب على المدنيين: حين تقطع قسد الماء وتقصف الأحياء
من يمنع أهل الشيخ مقصود من الخروج، ومن يقصف الفرقان بالطائرات المسيرة، ومن يقطع مياه حلب عن أربعة ملايين إنسان، لا يمكن أن يدّعي الدفاع عن “حقوق الإنسان”.
هذا سلوك ميليشيا محاصَرة، لا حركة تحرر.
قنديل تنهار: هروب القادة وترك الجنود
الخمسة الكبار في قنديل ـ باييك، كارايلان، كالكان، باهوز، صبري أوك بنوا إمبراطورية على الدم والتهريب والكبتاغون والعلاقات القذرة مع المخابرات، واليوم، عندما جدّ الجد، هربوا وتركوا عناصرهم وفلول النظام يواجهون المصير.
الدور الإيراني: طائرات مسيّرة من طهران إلى قسد
إيران التي تختنق اقتصادياً وتغلي شوارعها، تحاول تصدير أزمتها عبر تزويد قسد بمسيّرات انتحارية ومنظومات دفاع جوي.
ليس حباً بالأكراد، بل كرهاً لتركيا وخوفاً من دولة سورية قوية.
إيران تلعب آخر أوراقها في الشمال قبل أن تُجبر على ترتيب بيتها الداخلي.
الحشد الشعبي العراقي: الذراع الخلفي لقسد
ما لا يُقال كثيراً: الحشد الشعبي وفصائل عراقية مرتبطة بطهران شكّلت خط إمداد خلفي لقسد عبر الحدود.
مال، سلاح، تهريب، تدريب، هدفه واحد: إبقاء خاصرة سوريا الشرقية مفتوحة ضد الدولة وضد تركيا معاً.