Bir Örgütün Çöküşünü Bir Halkın Çöküşü Gibi Gösterme Tehlikesi

Siyaset düşünürü Vail Mirza,

Kardeşlerimiz Kürtlere kurulan tuzak, Sayın Başkan Şara ile yapılan mülâkatın yayından kaldırılmasının ardındaki sebepler ve bu karara getirilen gerekçeler, basın ahlâkı çerçevesiyle açıklanamayacak kadar tehlikelidir.

Zira bu hadisenin taşıdığı büyük işaretler şunu açıkça göstermektedir:
Çöküşü artık gürültülü bir hâl alan QSD (SDG), sanki tek başına düşmek istememekte; herkesle birlikte mabedi yıkmaya yönelmektedir. Başka bir deyişle, kendi utancını “uydurma bir silahlı yapının utancı” olmaktan çıkarıp, “bir dava, bir halk ve bir tarih utancı” hâline dönüştürmeye çalışmaktadır. Sanki bütün Kürtlerin pelerinini üzerine geçirerek kurtulmayı yahut kendisini, boyutları kendisini kat kat aşan bir davayla zorla özdeşleştirerek sözde bir vicdan dokunulmazlığı elde etmeyi amaçlamaktadır.

İşte asıl tehlike tam da buradadır.
Çünkü QSD (SDG), Kürt halkı değildir. Suriye Kürtlerini temsil etmez, onları özetlemez; Kürt olmanın mânâsını tekeline alma, onları temsil etme ya da kendi çöküşünü onların çöküşü gibi sunma hakkına sahip değildir.

QSD, nihayetinde belirli bir zamanın ürünü olan; kendine has uluslararası ve mahallî şartlar içinde ortaya çıkmış; dış destek, güvenlikçi kapalılık ve kader gibi sunulan zorunlulukların karışımıyla genişlemiş bir askerî-politik oluşumdur.

Kürtlere gelince…
Onlar tarih, ortaklık, haklar ve mekân hafızasıdır. Doğu’nun ayrılmaz bir parçasıdırlar. Araçları açığa çıkan bir milis girişiminin bedelini ödemeleri asla kabul edilemez.

Şunu da özellikle belirtmek gerekir ki, yukarıda dile getirilenlerin tamamı, Başkan Şara’nın Nakouzi’ye verdiği ve sonradan kasıtlı biçimde yarım bırakılan mülâkattaki cevaplarının özünü teşkil etmektedir.

Tam da bu noktada Irak Kürdistanı, benzeri az görülen bir kader eşiğiyle karşı karşıya görünmektedir.
Nice fırtınalardan sağ çıkmış; asgari düzeyde de olsa bir yönetim yapısı, bir siyasal çerçeve ve son derece karmaşık bölge bağları kurmayı başarmış olan Irak Kürdistanı, bugün belki de en tehlikeli girişimle yüz yüzedir: QSD bataklığına çekilmek. Öyle ki, onunla birlikte batmak; kendi itibarından, meşruiyetinden ve bağlarından, bizzat kendisinin üretmediği bir çatışmanın bedelini ödemek zorunda kalmak anlamına gelebilir.

İşte bu noktaya, bilinen dirayeti ve derin tarih okumasıyla Başkan Mesud Barzani’nin dikkat kesilmesi gerekir. Yani Irak Kürdistanı’nın, devlet haritaları ve bölge dengeleriyle muhatap olan bir yapı olarak çıkarı ile; çökmekte olan ve çöküşünü herkesi kuşatan bir mağduriyet efsanesine dönüştürmeye çalışan, savruk bir girişim olan QSD’nin fevrî hamlelerini birbirinden ayırması gerekir. Amaç, suçlama kafesinde tek başına kalmamaktır.

Suriye kültüründe, değersiz bir varlığın büyük bir varlığın aklını çelmesini anlatan sert bir deyim vardır.
Umut edilir ki bu deyim, böylesi hassas bir anda bazı Kürt önderleri için geçerli olmasın. Yani cılız ama gürültülü bir sesin, büyük bir tarihin aklını bulandırmasına izin verilmesin.

Geçici bir milis macerasının; hakları, kaygıları ve hayalleri olan bir insan topluluğuna zarar verecek bir kapı aralamasına müsaade edilmesin. O topluluk, yenilmişlerin kalkanı olarak kullanılmasın.

Özetle:
QSD (SDG) düşerse, yalnızca QSD olarak düşsün.
Kürtler olarak değil; bir dava olarak değil; bir tarih olarak hiç değil.

Bu, herhangi bir tarafı savunmak değildir.
Bu, esası ve hakikati savunmaktır:
İçi boş yapılar yenildiğinde, yanlış hesaplarla bu yenilginin halkların ve yurtların üzerine bir lanet gibi boca edilmemesi gerektiğini savunmaktır.

Suriyelilerin Sesi
Düşüncenin ve Sözün Silahı

Tercüme: Ahmet Ziya İbrahimoğlu
14.01.2026 – Üsküdar

مَخَاطِرُ جَعْلِ سُقُوطِ تَنْظِيمٍ سُقُوطًا لِشَعْبٍ

كتب المفكر السياسي وائل مرزا على صفحته على الفيسبوك

الفخُّ المنصوبُ لإخوتنا الكورد، والذي يكمن وراء إلغاء بث مقابلة الرئيس الشرع، وتبريرات الإلغاء، أخطرُ بكثير من أن ينحصر في سياق المهنية الإعلامية..
فالدلالات الكبرى للفضيحة تتمثل، استراتيجياً، في أن قسد -وهي تسقط سقوطاً مدوياً- تبدو وكأنها لا تريد أن تسقط وحدها.. وإنما تريد أن تهدم المعبد على الجميع.. بمعنى أن تتحوّل فضيحتها من “فضيحة كيانٍ مسلّحٍ مُصطنَع” إلى “فضيحة قضيةٍ وشعبٍ وتاريخ”.. وكأنها تحاول أن تَلبسَ عباءة الأكراد جميعاً لتنجو، أو لتصنع لنفسها “حصانةً أخلاقية” من خلال التماهي القسري مع قضيةٍ، هي أكبرُ منها بما لا يُقاس.

وهنا مكمن الخطر الحقيقي. ذلك أن قسد ليست “الشعب الكوردي”، وهي لا تَختصر كورد سوريا، ولا تملك حقّ احتكار معنى الكورد ولا تمثيلهم ولا الادعاء بأن سقوطها يعني سقوطهم.
قسد -في نهاية المطاف- تشكيلٌ عسكري سياسي ظرفيّ، نشأ ضمن شروط دولية وإقليمية شديدة الخصوصية، وتمدّد بخليطٍ من الدعم الخارجي، والانغلاق الأمني، والضرورات التي صُوّرت كقدر.
أما الكورد.. فهم تاريخٌ وشراكة وحقوقٌ وذاكرة جغرافية، وهم مكوّنٌ أصيل من المشرق، لا يجوز أن يدفع ثمن مشروعٍ ميليشياوي حين تتعرّى أدواته.

والكلام أعلاه، على فكرة، هو جوهر إجابات الرئيس الشرع على أسئلة ناكوزي في اللقاء المغدور!

ومن هنا بالذات تبدو #كردستان العراق أمام استحقاقٍ مصيري فريد.
فهي، وقد نجت من عواصف عديدة، ونجحت -بحدّ أدنى- في تثبيت نموذج سياسي وكيان إداري وعلاقات إقليمية شديدة التعقيد.. ربما تجد نفسها اليوم أمام أخطر محاولةٍ لجرّها إلى مستنقع قسد.. وبحيث تغرق معها في سقوطها، وتدفع من رصيدها، ومن شرعيتها، ومن علاقاتها، ثمن صراعٍ لم تصنعه.

وهذا ما يجب أن ينتبه إليه الرئيس مسعود بارزاني، بحكمته المعروفة وقراءته التاريخية العميقة.. بمعنى أن يميّز بين مصلحة كردستان العراق ككيانٍ يتعامل مع خرائط الدول وتوازنات الإقليم، وبين اندفاعات قسد بوصفها مشروعاً مرتبكاً ينهار—ويحاول أن يحوّل انهياره إلى “أسطورة مظلومية” تطال الجميع، كي لا يبقى وحده في قفص الاتهام.

في الثقافة السورية مثلٌ لاذع يتحدث عن مخلوقٍ تافه لعب بعقل مخلوقٍ كبير..
والأمل ألا ينطبق هذا المثل على بعض القيادات الكردية في هذه اللحظة الحساسة.. بمعنى ألا تسمح لصوتٍ صغيرٍ صاخب أن يُضلّل عقلَ تاريخٍ كبير..
وألا تسمح لمغامرة ميليشياوية عابرة أن تفتح باباً لإيذاء جماعة بشرية كاملة، يُفترض أنها تحمل همومها وحقوقها وأحلامها، لا أن تُستعمل كدرعٍ للمهزومين.

والخلاصة:
إذا سقطت قسد فلتسقط كـ (قسد) فقط! وليس ككورد، ولا كقضية، ولا كتاريخ.
وهذا ليس دفاعاً عن أحد.. بقدر كونه دفاعاً عن المعنى، الذي نبحث عنه دائماً في هذا الفضاء.. معنى ألا تتحول هزيمة التشكيلات الفارغة إلى لعنةٍ بغيضة تُصبُّ، بحسابات خاطئة، على الشعوب والأوطان!

صوت السوريين في البحث عن المعنى سلاح الفكر والكلمة