Aldanan Gözler: Batı’nın Gizlenen Yüzü

“Batı’da İslâm Var” Aldatmacası ve İbret Aynası

Epstein skandallarına dair sızan belgeler, nice safdil kimsenin diline pelesenk ettiği o büyük yalanı yerle bir etti:

“Batı ülkelerinde Müslüman yok; fakat İslâm var. Ben orada İslâm’ı gördüm.”

Hangi gözle gördün?!

Batı’da babasız büyüyen evlâtları gördün mü?

Kiliselerin ve yetimhanelerin önünde, zinadan doğan bebeklerin terk edildiği sandıkları gördün mü?

Zâniye bir kadının, ciğerpâresini o sandığa bırakıp arkasına bakmadan çekip gidişini; o masum yavrunun bir ömür kimsesiz, nesepsiz bir yetim olarak yaşayacağını düşündün mü?

Batı’da, baba evinden çıkıp sokaklarda başıboş dolaşan; ana-babasının sözü geçmeyen, hürriyet adına sahipsiz bırakılmış genç kızları gördün mü?

Batı’da livâtayı; erkeğin erkekle, kadının kadınla evlenmesini ve bütün bunların kanun himayesinde meşru kılındığını gördün mü?

Batı’da yaşlıların evlerinde ölüp aylarca fark edilmeyen cesetlerini; kokuları sokağa taşınca varlığı anlaşılan ihtiyarları gördün mü?

Her gün arkadaşıyla haberleşip de annesiyle, babasıyla, kardeşiyle ancak yılbaşı gibi sayılı günlerde görüşenleri gördün mü?

Ahlâk bağları çözülmüş, merhamet ve gönül rabıtaları sönmüş toplulukları gördün mü?

Dağılmış aileleri, nesep ve mahremiyet hudutlarının çiğnendiği bir bozuluşu, şehvet peşinde sürüklenen cemiyetleri gördün mü?

Dostuyla, hattâ kız kardeşiyle, teyzesiyle evlenenleri gördün mü?

Sevdiği hayvana bütün servetini vasiyet eden ve bunu kanunların muteber saydığı kimseleri gördün mü?

İntiharın, cinayetin ve ırza tecavüzün en yüksek oranlara ulaştığı memleketleri gördün mü?

Sonra bir idrak fakiri çıkar ve der ki:
“İslâm’ı gördüm; Müslüman görmedim.”

Ey idrak fakiri olan kişi! Sen orada yalnızca sıkı bir sistemi, muntazam yolları, göğe uzanan binaları ve ticarî kâr uğruna gösterilen titiz bir gayreti gördün.
Yeryüzünü imar ve insanlığa hizmet için değil; servet ve menfaat için…

Sen yıkıcı silahları gördün; fakat onların en çok kendi akrabana ve vatanına çevrildiğini de gördün mü?

Memleketlerin işgalini, halkların ezilişini, milyonların katlini ve zenginliklerin yağmalanışını da gördün mü?

Bizdeki bazı laikler Batı’yı ilerleme ve teknoloji misali diye sunar; fakat onlardan ilim ve sanayi yerine küfrü, fuhşu ve livâtayı devşirirler.
Bu hâl, köpeğin sadakatini misal verip de ondan yalnız havlamasını ve necasetini almak gibidir.

Epstein rezaletine dair sızıntılarda ortaya saçılan kepazeliklerin mahiyetini biliyor musunuz?
İnsanın içini kaldıracak kadar iğrenç; bütün kâinatın alnını terletecek kadar yüz kızartıcı… Hayvanların dahi irtikâp etmeyeceği fiiller!

Şimdi söyleyin:
Hangi gözle bakıyorsunuz?!

Allah’ım! Bizi Sana güzel bir dönüşle döndür; İslâm’ı ve Müslümanları aziz eyle. (Âmin.)

Tercüme: Ahmet Ziya İbrahimoğlu
13.02.2026 – Üsküdar

عيونٌ مخدوعة: الوجهُ الخفيُّ للغرب

خدعةُ «في الغرب إسلامٌ بلا مسلمين» ومرآةُ العبرة

لقد كشفت تسريباتُ فضائحِ إبستين الستارَ عن الأكذوبةِ الكبرى التي ظلَّ يردِّدها بعضُ السُّذَّج، ويجعلونها شعارًا على ألسنتهم:

«في بلادِ الغربِ لا يوجدُ مسلمون، ولكن يوجدُ إسلامٌ؛ لقد رأيتُ هناك إسلامًا.»

فبأيِّ عينٍ رأيتَ؟!

أرأيتَ في الغربِ أبناءً نشؤوا بلا آباء؟

أرأيتَ أمامَ الكنائسِ ودورِ الأيتامِ صناديقَ يُلقى فيها أطفالُ الزنا؟

أرأيتَ امرأةً زانيةً تحملُ فلذةَ كبدها، فتضعه في ذلك الصندوقِ وتمضي غيرَ ملتفتةٍ، ليعيشَ ذلك المسكينُ عمرَه كلَّه يتيمًا مجهولَ النسبِ لا أهلَ له؟

أرأيتَ في الغربِ فتاةً تخرجُ من بيتِ أبيها هائمةً في الطرقات، لا سلطانَ لأبيها ولا لأمِّها عليها، باسمِ الحريّة؟

أرأيتَ اللواطَ، وزواجَ الرجلِ بالرجلِ، والمرأةِ بالمرأةِ، وقد أضفتْ عليه القوانينُ صبغةَ الشرعيّة؟

أرأيتَ كبارَ السنِّ يموتون في بيوتهم، فلا يُفتقدون أشهرًا، ولا يُعلمُ بوفاتهم إلا حين تفوحُ روائحُ أجسادهم؟

أرأيتَ من يتواصلُ كلَّ يومٍ مع صديقِه، ولا يتواصلُ مع أمِّه أو أبيه أو أخيه إلا في مناسباتٍ محدودةٍ كعيدِ الميلاد ونحوه؟

أرأيتَ مجتمعاتٍ تفكَّكت روابطُها الأخلاقيّة، وخمدت فيها معاني الرحمةِ وصِلاتُ القلوب؟

أرأيتَ أسرًا متداعيةً، وحدودًا للأنسابِ والمحارمِ قد انتُهِكَت، وشهواتٍ تُسيِّرُ الجماعات؟

أرأيتَ من يتزوّجُ صديقتَه، بل أختَه أو خالتَه؟

أرأيتَ من يوصي بكلِّ مالِه لحيوانِه المفضَّل، ويجيزُ له القانونُ ذلك؟

أرأيتَ أعلى نسبِ الانتحارِ والجريمةِ والاغتصابِ في تلك البلاد؟

ثم يخرجُ فقيرُ الفهمِ ليقول:
«رأيتُ إسلامًا ولم أرَ مسلمين!»

يا هذا، إنما رأيتَ نظامًا صارمًا، وطرقاتٍ منتظمةً، وبناءً شاهقًا، وعملًا متقنًا طلبًا للربحِ والكسب؛
لا إعمارًا للأرضِ ولا خدمةً للإنسانِ وسعادتِه، بل جمعًا للثروةِ وتحصيلًا للمنافع.

رأيتَ أسلحةً مدمِّرةً، أفلم ترَ أنها وُجِّهت إلى أهلك وبلدك؟

أفلم ترَ احتلالَ البلدان، وقهرَ الشعوب، وقتلَ الملايين، ونهبَ الثروات؟

ونجدُ عندنا من يضربُ بالغربِ المثلَ في التقدُّمِ والتقنية، ثم لا يأخذُ منهم إلا الكفرَ والفجورَ واللواط.

وذلك كمن يضربُ المثلَ بوفاءِ الكلبِ وإخلاصِه، ثم لا يأخذُ منه إلا نباحَه ونجاستَه.

أتعلمون ما في تسريباتِ إبستين من فضائحَ وقاذوراتٍ؟
أمورٌ تقشعرُّ منها الأبدان، ويستحيي منها وجهُ الكونِ كلِّه؛ أفعالٌ لا تأتيها البهائم!

فبأيِّ عينٍ تنظرون؟!

اللهمَّ رُدَّنا إليك ردًّا جميلًا، وأعزَّ الإسلامَ والمسلمين.